Konum: HABERLER Şubeden 1/25000 ölçekli İzmir Kentsel Bölge Nazım İmar Planı Revizyonu’na itiraz ettik
 
 

1/25000 ölçekli İzmir Kentsel Bölge Nazım İmar Planı Revizyonu’na itiraz ettik

e-Posta Yazdır

Image16.10.2009 tarihinde onaylanarak 16.11.2009 tarihinde askıya çıkarılan 1/25000 ölçekli İzmir Kentsel Bölge Nazım İmar Planı Revizyonu’na itiraz ettik.16.03.2007 tarihinde onaylanan 1/25000 ölçekli İzmir Kentsel Bölge Nazım İmar Planı'na ilişkin davamız sürerken onaylanan 1/25000 ölçekli İzmir Kentsel Bölge Nazım İmar Planı Revizyonu'na karşı itirazlarımız şöyle:

I. PLANLAMA İLKELERİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRME

İzmir Kentsel Bölge Nazım İmar Planı, 1/25000 ölçekli olmasına rağmen, planın dili 1/25000 ölçeğine uygun değildir. Şöyle ki, bazı alanlarda parsel ölçeğine dek inen plan kararları varken yer yer şematik bir dilin kullanılması plan dili bütünlüğünü zedelemektedir.

Plana depremsellik ve jeolojik sakıncalı alanlar açısından bakıldığında, genel bir stratejinin eksik olduğu ve bunun bir sonucu olarak, bazı jeolojik sakıncalı alanların yapılaşmaya açıldığı görülmektedir. (örn. Konak Peker Mah., Yelki’de fay hattı geçen bölge…) Bu tür alanlarda yer alan aktif fayların etrafındaki yapılaşmanın tanımlanmasına yönelik olarak 1. derece deprem bölgesinde yer alan, gelişmiş ülkelerdeki benzerlerinin örnek alınması suretiyle İBŞB İmar Yönetmeliğine ilaveten Aktif Zonlar Yönetmeliğinin oluşturulması gereklidir.

Plan açıklama raporu incelendiğinde, böylesi kapsamlı bir planlama çalışmasının sadece mimarlık ve şehir planlama disiplinlerinden oluşan bir planlama ekibi ile oluşturulduğu gözlenmiştir. Farklı disiplinlerden uzmanların katılımını zorunlu kılan bu ölçek ve içerikteki bir planlama süreci olarak, İKBNİP’de, halkın katılımı da bir diğer zorunluluk ve sürece önemli bir katkıdır. Bu hususlar plan hazırlama sürecinde yerine getirilmemiştir.

Sulak alanlar, su havzaları, mutlak tarım toprakları gibi doğal değerlerin korunmasına yönelik, plan açıklama raporunda birçok söylem yer almasına rağmen, bu söylemleri gerçekleştirecek plan kararları üretilmemiştir. Tarım ve zeytinlik alanlar plan ile yapılaşmaya açılmaktadır. 

Plan hükümlerinin “6.1 Merkez Kent” başlığı altında yer alan “6.1.4.2. Mekansal Stratejiler” maddesinde “Merkez Kentin kentsel kullanım alanlarını çevreleyen doğal eşiklerin oluşturduğu Yeşil Kuşak Program Alanının koruma-kullanma dengesi içerisinde bölgenin yaşam destek sistemlerini oluşturan kaynaklar ile uyumlu gelişmesi sağlanarak kent merkezindeki yaşam kalitesinin ve standartların yükseltilmesi hedeflenmiştir. Bu alanların özenle korunması planın en önemli temel ilke ve stratejilerindendir” ifadesi yer almaktadır. Ancak, yeşil kuşağın korunmasına yönelik somut plan kararlarının üretilmediği, hatta sanayi ve konut gibi kullanım kararları ile kuşağın tehdit edildiği görülmektedir. Yeşil Kuşak, planda alt yörelerin program alanı olarak ele alınmış olmakla birlikte, genellikle sanayi ve konut gelişim alanları dışında kalan yerlerin yeşil kuşak kapsamında tutulduğu görülmektedir.  İKBNİP sınırları içinde kalan kırsal yerleşmelere ilişkin tarımsal verimi arttırmaya, altyapı gereksinimlerini karşılamaya ve bu bölgelerde yaşayan köylü nüfusun ekonomik refahını arttırmaya dönük, özetle kırsal kalkınmaya yönelik politika ve stratejilerin Nazım Plan ölçeğinde belirlenmesi gerekirken, planda kırsal alanlara dönük mekânsal yapılanma koşulları dışında karar getirilmediği görülmektedir. “4.4.2.4. Koruma İlkeleri” başlığı altında “Bölgesel özellikler nedeniyle yetişen özel ürünlerin bulunduğu tarım toprakları (zeytincilik alanları, narenciye bahçeleri) ile nitelikli tarım toprakları başta olmak üzere, tarımsal amaçlarla kullanılan, kullanılabilecek olan toprakların korunması” planın ilkeleri arasında yer almasına karşın bu alanların korunmasına yönelik somut plan kararlarının üretilmediği görülmüştür.

Planlama ilkelerine ve imar mevzuatına aykırı olarak yapılaşmış sanayi, küçük sanayi, konut vb. alanlar, plan ile yasal hale getirilmiştir.

İzmir’in 21. yy vizyonunda “turizm”in mutlaka yer alması ve planın turizme ilişkin üst politikalar ve somut projeler önermesi gerekmekte iken bu tür öneriler geliştirilmemiştir. Plan üzerinde sadece turizm merkezi sınırları belirlenmiş, bu alanlara yönelik karar geliştirilmemiştir. Kent bütününde önemli etkileri bulanabilecek bu alanlarda karar üretilmemiş olması plan bütünlüğüne aykırıdır.

Plan sınırları içinde çeşitli bölgelerde golf alanları önerilmektedir. Bu kullanım gerek getirildiği alanın bio-çeşitliliğini tehdit etmesi, gerek kullanılan gübre sebebiyle su kirliliğine yol açması, gerekse sulama amacıyla çok fazla suya ihtiyaç duyması nedeniyle bölgenin çevresel değerlerine yönelik tehdit oluşturacaktır. Yapılan araştırmalara göre golf alanlarında, normal bir tarım arazisinde kullanılanın altı katı kadar kimyasal gübre ve su kullanıldığı tespit edilmiştir. Bu nedenle golf alanları yakın gelecekte su sıkıntısı yaşanması beklenilen İzmir Kenti için sorun oluşturabilecektir. 

İzmir bir liman kenti olmasına rağmen, deniz taşımacılığına, mevcut limanın gelecekteki kapasite, fonksiyon vs. hedeflerine ya da yeni limanlara ilişkin stratejiler üretilmemiştir.

Bilindiği gibi, ulaşım yatırımları (karayolu, demiryolu, hafif raylı sistem) gelecekteki yapılaşmayı teşvik edici bir arazi kullanım kararıdır. Ancak, planda bu durum göz ardı edilmiş ve verimli tarım toprakları üzerinde ulaşım kararları üretilmiştir(Torbalı Kemalpaşa arasındaki yol vb.).

Planlama ilkeleri bağlamında yapılan değerlendirmeler, İKBNİP ile önerilen Kentsel Gelişme Alt Yöreleri kapsamında, aşağıdaki gibi somutlaşmaktadır:

1. İzmir Merkez Kent

  • İzmir Merkez Kent alanının depremsellik riski göz önüne alınarak yeniden irdelenmesi bugün artık bir zorunluluk durumuna gelmiştir. Planda bazı jeolojik sakıncalı alanlarla deprem ve heyelan riski bulunan alanlar, hala mevcut konut alanı olarak görülmektedir. Bu gösterimler üretilecek alt ölçekli planları yönlendirici ve dolayısıyla bahsedilen sakıncalı alanların yapılaşmadan arındırılmasını engelleyici niteliktedir.
  • İKBNİP, kentin gelecek on yıllardaki temel stratejilerini belirlemek zorundadır. Bu temel stratejilerin en önemlilerinden biri Alsancak Limanına ilişkin benimsenen stratejidir. Alsancak Limanının hangi döneme dek bugünkü işlevini sürdüreceği, hangi dönemden itibaren Çandarlı Limanının devreye gireceği, Alsancak Limanının genişletilip genişletilmeyeceğine ilişkin kararlar bu planda verilmeli iken planda bu konuya ilişkin kararlar üretilmemiştir. Özellikle Limanın özelleştirilmesi konusunun ve genişletilme gereğinin gündemde olduğu bu dönemde, Limanın özelleştirilmesi sonrasında Alsancak Limanının bugünkü fonksiyonunu yitirmesi ve Çandarlı Limanının gerçekleşmesi çok daha zor olacaktır.
  • Mevcut ve gelişme konut alanlarının yoğunluk kararlarının kademeli olarak verilmiş olmasına rağmen Merkezi İş Alanına (MİA) ilişkin olarak yapı ve nüfus yoğunluğu belirlenmesinin alt ölçekli planlara bırakılıyor olması çelişkili bir tutumdur. Nazım planlar temel arazi kullanım ve yoğunluk kararlarının belirlendiği planlardır, dolayısıyla MİA’ya ilişkin yoğunluk (yaşayan kişi/yapı yoğunluğu)kararlarının bu planda verilmesi bir zorunluluktur. Öte yandan 21. yy İzmir kent merkezinin konuttan arınmış bir merkez olmaması için MİA’nın tamamıyla konut dışı kullanımlara terk edilmeyerek bölgede konut kullanımının zorunluluğuna ilişkin plan kararları bulunması gerekmektedir.
  • Balçova, Narlıdere, Güzelbahçe aksında planlanan HRS’nin mevcut yol güzergâhında bölgede yaşayanların denizle bağlantısını kesmeden nasıl gerçekleştirileceği belli değildir. Bu raylı sistemin bölgede yaşayanları denize kolaylıkla ulaştıracak şekilde şimdiden projelendirilmesi, tasarlanması veya yönlendirilmesi gerekmektedir. Sistemin aks boyunca hemzemin gitmesi bunu engelleyeceği için sakıncalıdır. Ayrıca, Çiğli-Şemikler ve Bayraklı-Salhane kesimlerindeki raylı sistem güzergâhları da hemzemin olarak planlanmıştır. Böylesi uzun erimli bir planlama sürecinde, bugünün finansal kısıtlamaları yerine uzun dönemli bir perspektifle söz konusu güzergâhların yer altına alınması, merkez kentin ulaşımı sorunlarında kalıcı, sağlıklı ve sürdürülebilir çözümler sunacaktır.
  • Kentin doğu aksında Işıkkent ve Doğanlar’da faaliyetini sürdürmekte olan ve büyük çevre sorunlarına neden olan çimento fabrikalarının gelecek on yıllarda da faaliyetlerine devam edebilecek şekilde İKBNİP’te korunması planlama ilkelerine aykırıdır.
  • 09.04.1989 tarihinde ilan edilip,17.10.1993 tarih,21731 sayılı. Resmi Gazetede iptal kararı yayınlandığı plan raporunun 88. sayfasında ifade edilen “İzmir Alsancak 1 No’lu Turizm Merkezi”nin planda gösterilmesinin nedeni anlaşılamamıştır.

2. Kuzey Kentsel Gelişme Alt Yöresi (KKGAY):

  • En önemli hedeflerden biri olarak Gediz Havzası’nı koruma iddiasında olan İKBNİP, bu iddianın nasıl gerçekleşeceğini ortaya koymamaktadır.
  • Menemen Ovası’nda onaylı mevcut imar planlarının da ötesinde öngörülen gelişme alanları ova için ciddi bir tehdit kaynağıdır. Menemen Ovası içinde yürürlükte olan planların, irdelenmeksizin Nazım Plana aktarılması ve ilave alanlarla büyütülmesi, Gediz Havzası’nı koruma iddiasıyla bağdaşmamaktadır.
  • Seyrek yerleşiminin batısında yer alan Maltepe Serbest Bölgesi ve Villakent Mahallesi arasında kalan alanın ve çevresinin konuta açılması, etrafındaki nitelikli tarım topraklarına zarar verici ve yapılaşma baskısı oluşturucu niteliktedir.
  • Aliağa’nın güneyinde nitelikli tarım ve zeytin alanları üzerinde gelişme konut alanları önerilmiştir.
  • Helvacı – Türkelli gelişme alanları ve sanayi alanları, korunması gerekli tarım alanları içinde yer almaktadır.
  • Aliağa’nın güneyindeki bugün bile bölge için oldukça kirletici durumda bulunan mevcut demir-çelik tesislerinin aynen korunması ve bugünkü mevcut alanın nerdeyse iki katı kadar yeni gelişme alanının eklenmesi Menemen Ovası’na ve çevresindeki yerleşimlere büyük zarar verecektir. Ayrıca demir-çelik tesislerinin “KYME” arkeolojik sit alanına zarar verecek ölçüde büyütülmesi yörenin gelecekteki turizm potansiyelini olumsuz etkileyecektir.
  • ALOSBİ’de istihdam edilecek yaklaşık 50000 kişinin gelecekte Aliağa’da ikamet etmeleri gerektiği düşünüldüğünde, bu alan ile ALOSBİ arasında bir demiryolu bağlantısı kaçınılmaz bir gereklilik olarak karşımıza çıkmaktayken; planda bu yönde bir öneri bulunmamakta, mevcut demiryolu projesi Aliağa kent merkezinde bitmekte, ikinci bir kol ise demir-çelik tesislerinin doğusundan ayrılmakta ve Aliağa gelişme alanlarının dışından geçerek ALOSBİ’ye ulaşmaktadır. Bu demiryolu güzergâhının işçiler tarafından etkin kullanımını sağlayacak şekilde yeniden belirlenmesi gerekmektedir.
  • Kuzey aksında öneri çevre yolu ve öneri HRS güzergâhlarının birbirine çok bitişik geçirilmesi (100 – 300 m arası), arada kalan tarım alanının olumsuz etkilenmesine ve bölgede tarım yapılamamasına neden olacaktır. Öte yandan öneri çevre yolu öneri Kunduz Barajı’na bitişik geçmektedir. Koruma kuşakları belirlenmeyen Kunduz Barajı'na zarar vermeksizin bu yol güzergâhının yeniden belirlenmesi gerekmektedir.
  • Kuzey aksında Türkiye açısından stratejik öneme sahip Tüpraş, Petkim, Çandarlı Kuzey Ege Limanı, ALOSBİ gibi büyük kuruluşlar yer almaktadır. Depremsellik riski yüksek olan bölgenin bu açıdan irdelenmesi ve gerekli önlemlerin bu ölçekte belirlenmesi gerekmektedir.
  • Yeni Foça yerleşmesinin güneyinde önerilen konut gelişme alanı, yerleşmeden tamamen kopuk bir şekilde ve yeşil kuşak alanı delinerek DKKA (Doğal Karakteri Korunacak Alan) içinde yer almaktadır. Hangi ihtiyaç ve planlama ilkeleri değerlendirilerek böyle bir gelişme alanı ayrıldığı anlaşılamamıştır.
  •  3. Doğu Kentsel Gelişme Alt Yöresi
  • Kemalpaşa Havzası’nda Kemalpaşa OSB ve imar mevzuatına uygun olarak yapılaşmış sanayi alanları dışında hiçbir sanayi yapılaşmasına izin verilmemelidir. Kemalpaşa Ovası’nın doğusunda ve batısında yeni sanayi alanları önerilmiş olmasına ve bu sanayi alanlarında boş alan bulunmasına rağmen, ovada henüz yapılaşmamış tüm mevzi planlar “kazanılmış hak” olarak nazım plan tarafından kabul edilmektedir. İKBNİP’in temel hedeflerinden birisinin bütüncül bir ele alışla tüm bölgelerdeki doğal değerleri korumak olması gerekmektedir.
  • Kemalpaşa Ovası’nın güneyinde Yukarıkızılca Bölgesi’nde önerilen ve 7.3.7.[1] numaralı plan notu ile açıklanan “Spor Turizm Tesis Alanı”nın ve günübirlik turizm alanının neden bu kadar büyük olarak önerildiğinin gerekçesi plan raporunda yer almamaktadır. Önerilen yapılanma koşulları ile doğal değerleri yüksek olan bu alanda ciddi yapılaşma yoğunluğu oluşabilecektir.
  • Plan raporunda tarım alanlarının korunarak bu alanlarda sadece tarıma dayalı sanayiye yer verilmesi gerektiği yönünde ifadeler yer almasına rağmen, gerek Kemalpaşa gerekse Torbalı aksları üzerinde önerilen sanayi alanlarında hangi tür sanayi tesislerinin yer alacağına ilişkin bir bilgi planda veya plan notlarında verilmemiştir.
4. Güney Kentsel Gelişme Alt Yöresi
  • İKBNİP’in güney aksında Torbalı ve çevresinde yer alan Güney Tarım Havzası Program Alanı içinde tanımlanan Güney Sanayi Program Alanı ile çevreye zarar verecek nitelikteki sanayi alanları kaçak yapılaşmış olmasına karşın korunmuş (Mermerciler Sanayi Bölgesi gibi) ve bu Nazım Planla yasal hale getirilmiştir. Bu bölgedeki çok nitelikli tarım alanlarını konut ve sanayi gelişimine açan yürürlükteki imar planları yeterince irdelenmeksizin Nazım Plana aynen taşınmıştır. Oysa bu ölçekteki bir Nazım Plan hazırlanırken tüm tarım havzaları bütünlüklü bir ele alışla değerlendirilmek zorundadır ve yürürlükteki planlar ile mevcut yapılaşma tarım havzalarını koruyacak bir biçimde irdelenerek plan kararları geliştirilmek durumundadır.
  • Torbalı Kemalpaşa bağlantısını sağlayan ve vadi içinden geçen taşıt yolunun kesitinin plan kararı ile genişletilmiş olması bu vadideki yapılaşma taleplerini arttırıcı nitelikte olup çevresel değerlere zarar verici sonuçlar yaratacaktır. Çok yakın zamanda ve oldukça iyi bir nitelikte açılmış olan, kentin doğu aksı ile güney aksını birbirine bağlayan otoyol bağlantısı varken, bu vadi içi yolun planda alternatif olarak gündeme getirilmesi planın yeşil kuşak ilkelerine zarar verici niteliktedir.
  • Yazıbaşı yerleşiminin güneydoğusunda İzmir – Aydın karayoluna paralel olarak, var olan zeytinlik araziler üzerinde sanayi gelişimini öngören imar planları nazım planda aynen kabul edilmiştir. Buradaki sanayi alanında bugün ancak %30 yapılaşma bulunmaktadır. Mevcut zeytinlikler dikkate alınmaksızın sanayi alanının zeytinlik alanlar üzerine genişletilmesi planlama ilkelerine aykırıdır
  • Subaşı Belediyesi’nin batısında yer alan tarım alanlarındaki mevcut küçük ölçekli sanayi tesislerinin ve diğer sanayi tesislerinin bulunduğu alanın yaklaşık olarak beş kat büyütülmesi ve çok nitelikli tarım alanlarının bulunduğu bu bölgede sanayi gelişimine ayrılması planlama ilkelerine aykırıdır.
5. Batı Kentsel Gelişme Alt Yöresi (BKGAY)
  • Batı Kentsel Gelişme Alt Yöresi içinde Batı Kıyı Gelişme Program Alanı’nda yer alan ve Selçuk ile Sığacık yerleşimi arasındaki kıyı bandı, Nazım Plan hazırlandığı tarihte yürürlükte olan “Seferihisar – Dilek Yarımadası Çevre Düzeni Planı”nda turizm gelişme alanı olarak planlanmış olmasına karşın, İKBNİP’te “turizm+ikinci konut” alanı olarak belirlenmiştir. İKBNİP sınırları içinde son yirmi yılda binlerce ikinci konut inşa edilmiştir ve bu ikinci konut alanları hem çevreye zarar vermekte, hem de etkin olarak kullanılmamaktadır. Bu nedenle Nazım Planda yeni ikinci konut gelişme alanlarının önerilmesi İKBNİP’in kendi hedefleriyle çelişmektedir.
  • Plan raporunun “6.5.4.2. Mekânsal Stratejiler” başlığı altında, “Batı Gelişme Alt Yöresinin Yarımada kesimindeki Urla yerleşmesinin özel plan kararlarıyla desteklenmesi, bölgenin, yöre-ülke ölçeğinde önemli potansiyeli olan tarım unsurunun turizm ağırlıklı plan kararlarıyla dengeli bir bütünlük içinde gözetilerek geliştirilmesi kaçınılmazdır.” ifadesi yer almaktadır. Bu strateji, bölgedeki tarımsal yapı, turizm potansiyeli ve doğal değerleri zedeleyici niteliktedir. Urla ve Çeşme-Karaburun Yarımadası, İzmir Metropoliteni içinde doğal değerlerini bugüne dek göreli olarak koruyabilmiş tek coğrafyadır. Bu nedenle bu yöreye ilişkin geliştirilecek plan kararlarının doğal değerleri, yerel özellikleri ve kültürel değerleri koruyucu, organik tarım ve alternatif turizm olanaklarını destekleyici nitelikte olması gerekmektedir. Bu strateji bölgenin doğal, kültürel ve yerel değerlerini tehdit edecektir.
  • Bu coğrafya üst düzeyde depremsellik riski taşımaktadır. Dolayısıyla plan sınırları içindeki, önceki tarihlerde onanmış yürürlükteki tüm planların, bu risk dâhilinde irdelenmesi gerekmektedir.
  • Batı Gelişme Alt Yöresi Planlama Kararları Urla bölümünde “1/25 000 ölçekli İzmir Kentsel Bölge Nazım İmar Planı'nda Urla için, ilçenin mevcut yapısı, gelişim potansiyelleri, alt ölçekli plan kararları çerçevesinde İzmir'in düşük yoğunluklu, yüksek nitelikli konut bölgesi kimliği belirlenmiş olup bu kimliğin Revizyon Planda da sürdürülmesi öngörülmüştür.” ifadesi yer almaktadır. Bu karar bölgede konut gelişme talebini arttırarak bölgenin doğal, kültürel ve yerel değerlerini tehdit edecektir.
  •  İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından 2007 yılında onaylanmış olan İKBNİP’e göre Urla bölgesinde oldukça geniş alanların tarım kullanımından konut kullanımına dönüştürülmüş olduğu görülmüştür. Mevzi imar planlarının bulunduğu bu alan henüz yapılaşmamış olmasına karşın tarım alanı kararının değiştirilmiş olması plan hükümlerinin 6.16 ve 6.16.1. maddesi ile de çelişmektedir.
II. PLAN HÜKÜMLERİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRME
  • Plan notlarının 6.6. maddesinde “1/25000 ölçekli İzmir Kentsel Bölge Nazım İmar Planı Revizyonunun ilke ve stratejileri doğrultusunda kentsel kullanım kararı getirilmiş alanlarda alt ölçekli imar planları parsel ölçeğinde yapılmayıp ilgili kurum ve kuruluş görüşleri alınarak ve üst ölçekli plan kararlarına uygun olarak plan bütününde veya bir program dâhilinde etaplar halinde hazırlanır ve ilgili idaresince etaplar halinde onanır.” denilmektedir. Ancak sözü edilen etapların nasıl bir program dâhilinde ve nasıl bir prosedürle belirleneceği planda, plan notlarında ve raporunda açıklanmamaktadır.
  • Plan hükümlerinin 6.8. maddesinde “Bu planın onayından önce hazırlanmış ve ilgili idaresince onaylanmış ancak bu planla kentsel kullanım kararı getirilen alan dışında kalan nazım ve/veya uygulama imar planlarının bu plan doğrultusunda iptal edilerek, revizyonunun yapılması zorunludur. Bu tür alanlarda revizyon çalışmaları tamamlanıncaya kadar imar uygulaması ve yeni yapı yapılamaz” ifadesi yer almaktadır. Ancak bu planın revizyon yapılması gerekli olan planların belirlemesi gerekmektedir.
  • Plan notlarının 6.9. maddesinde “1/25000 ölçekli İzmir Kentsel Bölge Nazım İmar Planı Revizyonunda gösterilen kentsel kullanım kararı getirilmiş alanlara ait sınırlar şematik olup bu plan üzerinden ölçü alınamaz. Planda belirlenen bu alanlar, alanın tamamının yerleşime açılacağını göstermez. Bu alanların sınırları, ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri ile doğal, yapay ve yasal eşikler doğrultusunda alt ölçekli planlarda belirlenecektir. Bu planda kentsel kullanım kararı getirilmiş alanlarda, 1/25000 İzmir Kentsel Bölge Nazım İmar Planı Revizyonuna uygun alt ölçekli imar planları yapılmadan uygulamaya geçilemez.” denilmektedir.  6.13. maddesinde ise “Kırsal Yerleşme Alanları, Tarımsal Niteliği Korunacak Alanlar, Dikili Tarım Alanları, Özel Nitelikli Tarım Alanları, Makilik ve Fundalık Alanlar, Mera Alanları, Doğal ve Ağaçlık Karakteri Korunacak Alanlar, Orman Alanları ve Ağaçlandırılacak Alanlarda; 1/25000 ölçekli İzmir Kentsel Bölge Nazım İmar Planı Revizyonu üzerinden uygulama yapılacaktır. Bu gibi alanlarda yer alan taşınmazların birden fazla kullanımda kalması durumunda uygulama, oran olarak fazla olan kullanım kararı esas alınarak mevcut arazi durumuna bakılmak suretiyle sadece bir plan kararı üzerinden yapılacaktır. Plan kararı çizgisi esas alınarak ifraz yapılamaz.”  ifadesi yer almaktadır. Bu iki ifade birbiri ile çelişmekte ve plan kararlarına ilişkin uygulama süreçlerini belirsizliğe düşürmektedir.
  • Plan hükümlerinin 6.12. maddesinde “Bu planda kentsel yerleşim alanları içinde kalan ve bu planın onayından önce mevzuata uygun biçimde onaylanmış imar planı bulunan sanayi alanlarında, onaylı imar planlarında önerilen yapılaşma koşulları geçerli olup, bu alanlarda hiçbir şekilde endüstriyel yapılaşmada yoğunluk artışı getirecek plan değişikliği/revizyonu ve ilavesi yapılamaz. Kentsel gelişme alanları içinde yer alan sanayi amaçlı imar planları, alan henüz yapılaşmamışsa plan bütünündeki doluluk oranına bakılmak suretiyle bu plan kararları doğrultusunda revize edilecektir.”  ifadesi yer almaktadır. “plan bütünündeki doluluk oranını” ile ne ifade edilmek istendiği anlaşılamamış olmakla birlikte planların revize edilmesi gerekliliğini hangi kurumun belirleyeceği ve denetiminin nasıl yapılacağı hususları açıklanmamıştır. Uygulamaya ilişkin somut tarifin bu planla yapılmış olması gerekmektedir.
  • Plan hükümlerinin 6.16. maddesinde  “Bu planın onama tarihinden önce mevzuata uygun olarak onaylanmış mevzi imar planları yürürlüktedir. Bu planın onayından önce arsa ve arazi düzenlemesi tamamlanmış olanların uygulaması söz konusu planlar doğrultusunda sürdürülür. Plan onay tarihinde arsa ve arazi düzenlemesi yapılmamış mevzii imar planlarında ise; imar uygulaması öncesinde, mevzuat gereği plan onayı öncesinde alınması gereken ilgili kurumların olumlu görüşlerinin bulunduğunun uygulamayı gerçekleştirecek idare tarafından kontrol edilmesi zorunludur. Mevzuat gereği alınması ve uyulması gereken kurum görüşleri eksik ya da olumsuz olan mevzii imar planlarının uygulaması yapılamaz, bu planlar uyarınca yapılaşmaya geçilemez. Mevzii imar planlarında, bu planın ilkelerine aykırı, yapılaşma oranlarını arttırıcı plan değişikliği ve ilave yapılamaz.” denilmektedir. Ayrıca, 6.16.1. maddesinde “Kentsel kullanım kararı getirilen alanlarda bulunan mevzii imar planlarının bu plan kararlarına aykırı olması durumunda, aykırı olan mevzii imar planları doğrultusunda uygulama yapılamaz.”  ifadesi yer almaktadır. Mevzuata aykırı olarak hazırlanmış olan mevzi imar planlarının bu plan ile belirlenmiş olması gerekmektedir. Bu planın onayından önce uygulaması yapılmış olan mevzi imar planlarının bu plana uygunluğunun İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından denetlenmesi gerekir.   Ayrıca, Plan hükümlerinin 4.6. maddesinde yer alan “Kentsel Kullanım Kararı Getirilmiş Alanlar” dışındaki alanlarda yer alan mevzi imar planlarından uygulaması henüz yapılmamış olanların belediyesince tespit edilerek iptal edilmesi gerekir.
  • Plan hükümlerinin “Genel Hükümler” başlığı altında 6.17. maddesinde “Urla, Zeytinalanı Bölgesi’nde hazırlanacak olan alt ölçekli planlarda, Urla Belediye Meclisi’nin 02.03.1999 tarih ve 164 sayılı kararıyla uygun görülen 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı kararları esas alınacaktır.” ve 6.18. maddesinde “Bu plan öncesi Urla 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı doğrultusunda onaylanmış 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planları ile Mevzii İmar Planları geçerlidir. Bu alanlar dışında bulunan bölümlerde 1/25000 ölçekli İzmir Kentsel Bölge Nazım İmar Planı Revizyonu doğrultusunda uygulama sürdürülecek ve 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı’nın bu plan ve plan notlarına uygun olmayan bölümleri revize edilecektir.” ifadeleri yer almaktadır. Planla ilgili genel hükümlerin belirlendiği bu başlık altında bu ifadelerin neden yer aldığı anlaşılamamıştır. Anılan plan hükümleri plan bütünlüğüne aykırıdır.
  • Plan hükümlerinin 6.25. maddesinde “Kentsel yerleşik alanlar ve kentsel gelişme alanları dışında gereksinim duyulması halinde; Toplu Konut İdaresi'ne (TOKİ) tahsis edilmiş alanlarda TOKİ tarafından üretilecek toplu konut alanlarına ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nca yürütülen projelere ilişkin başvurular ilgili kurum ve kuruluş görüşleri, jeolojik ve jeoteknik etütler bu planın genel ilke ve hükümleri doğrultusunda değerlendirilecek, talebin uygun görülmesi halinde bu planda değişiklik yapılacaktır.” ifadesi yer almaktadır. Ancak bu madde ile planın koruma ilkelerine aykırı kararlar alınmasının önü açılmış olacaktır. Planda yapılacak değişikliklerin, kentsel kullanım alanları olarak tanımlanan alanlar dışında yapılmasına olanak verilmemeli, bu planın koruma ilkeleri doğrultusunda korunması gereken alanları tehdit edecek söz konusu uygulamaları engelleyici hükümler geliştirilmelidir.
  • Plan hükümlerinin 6.33.4. maddesinde “Bu planın onay tarihinden önce imar mevzuatına uygun olarak imar planı yapılmış olmasına rağmen uygulama (yapı) yapılmamış alanlar, jeolojik/jeoteknik ve jeofizik etüt raporlarına göre afet (sıvılaşma, heyelan vb.) riski yüksek, yapı yasaklı alan olarak tespit edilirse, bu alanlar (parsel ve/veya parseller) plan değişikliği yapılarak jeolojik sakıncalı alana dönüştürülecek, uygulama (yapı) yapılmış alanlarda ise Afet İşleri Genel Müdürlüğü görüşü doğrultusunda işlem yapılacaktır.” ifadesi yer almaktadır. Ancak sözü edilen ‘jeolojik ve jeoteknik etüt raporları’ çalışmalarının hangi kurum ya da kuruluş tarafından yapılacağı/yaptırılacağı, ne zaman yapılacağı, nasıl finanse edileceği ve nasıl bir süreçle tamamlanacağı açıklanmamaktadır.
  • Plan sınırları içinde önceki tarihlerde onaylanarak yürürlüğe girmiş çevre düzeni planlarının, nazım imar planlarının, uygulama imar planlarının ve mevzi imar planlarının, planlama ilkeleri ve imar mevzuatına uygunluğu açısından irdelenmesi ve İKBNİP kararlarının bu irdeleme sonucunda üretilmesi gerekmektedir. Aynı zamanda yürürlükteki planların kapasite nüfus ve gelişme alanlarının, İKBNİP analiz çalışmaları aşamasında belirlenen ihtiyaç düzeylerini aştığı yönünde veriler plan raporunda açıklıkla yer almaktadır. Bu bağlamda; İKBNİP’in nüfus kestirimlerinin işaret ettiği ihtiyacın üstünde gelişme alanı öngören mevcut imar planlarının planlama ekibince incelenerek, inceleme sonucunda belirlenecek yerleşmelerde söz konusu planların yalnızca bu plan ile öngörülen nüfus ihtiyacına yönelik yapılaşma tarif eden revizyonunun belirli bir zaman dilimi içinde yapılması konusunda plan uygulama hükümleri geliştirilmelidir.
  • Plan hükümlerinin “7.38.9. Tahtalı Havzası Alt Yöresi Yapılanma Koşulları”nın “1.Genel Hükümler” başlığı altında “1.2. Bu planın onayından önce hazırlanmış ve ilgili idaresince onaylanmış ancak bu planla kentsel kullanım kararı getirilen alan dışında kalan ya da bu planın genel hükümleri, arazi kullanım türleri, büyüklüklerine, plan notlarına aykırı nazım ve/veya uygulama imar planlarının tamamının bu plan doğrultusunda iptal edilerek, revizyonunun yapılması zorunludur. Bu tür alanlarda revizyon çalışmaları tamamlanıncaya kadar imar uygulaması ve yeni yapı yapılamaz.” ifadesi yer almaktadır. Ancak belediyelerin planlarını kendi kendilerine iptal etmeyeceği göz önüne alınarak, 1/25000 ölçekli bu planda, revizyonu ve iptali gereken uygulama imar planlarının belirlemesi gerekmektedir.
  • Plan Hükümlerinin “3. Planlamanın Hedefleri” başlığı altındaki 3. maddesinde “100.000 Ölçekli Manisa-Kütahya-İzmir Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planı kararları doğrultusunda 1/25.000 ölçekli İzmir Kentsel Bölge Nazım İmar Planı Revizyonunun elde edilmesi,” plan hedeflerinden biri olarak gösterilmiştir. Ancak bu planda verilen nüfus değerleri ile 100.000 Ölçekli Manisa-Kütahya-İzmir Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planı’nda belirtilen nüfus değerleri arasında büyük farklılıkların var olduğu tespit edilmiştir. Örneğin Aliağa ilçesinin nüfusu bu planda 246000 iken, 100.000 Ölçekli Manisa-Kütahya-İzmir Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planı’nda 117000’dir. Nüfus değerlerindeki bu farklılıklar planın uygulanmasında sorunlar yaratacaktır.

[1] “Plan Notları - 7.3.7. Spor Turizm Tesis Alanı: Doğu Kentsel Gelişme Alt Yöresi Yukarıkızılca turizm alanında sadece Spor Turizmine yönelik tesisler yapılacaktır. Alt ölçekli planlar yapılmadan uygulamaya geçilemez. Spor turizmine yönelik spor kampı, spor oteli, büyük alan kullanımı gerektiren spor tesisleri (futbol, basketbol, voleybol, tenis, yüzme, atletizm, buz pateni spor faaliyetlerini ihtiva eden tesis alanları ile bunun yan kullanımları olan soyunma kabinleri duşlar vs) yapılabilir. Spor turizmine yönelik konaklama için otel, motel, apart otel (bir turizm tesisine bağımlı olmak koşuluyla) tatil köyü kamping gibi yataklı tesisler ile bunların lokanta, kafeterya gibi yan birimleri ile birlikte spor tesisleri yapılması halinde minimum parsel büyüklüğü 20000 m2 ölçüsünü sağlamak, Emax:0,20' yi, Hmax: 2 katı aşmamak kaydıyla yapılabilir. Ancak spor tesisi yapılmaksızın otel yapılamaz. Sadece spor tesisi yapılması halinde minimum parsel büyüklüğü 5000 m2 yi, Emax: 0.05'i, Hmax: 1 katı geçmemek kaydıyla yapılabilir.

[2]Hasibe Velibeyoğlu’nun “ Development Trends of Single Family Housing Estates in İzmir Metropolitan Fringe Area “ başlıklı tezinde Urla bölgesindeki onaylanmış mevzi imar planları ile yapılaşmış alanlar belirlenmiştir. Çalışmada Urla bölgesinde sözü edilen alanlarda çok sayıda mevzi planın onaylanmış olduğu ancak yapılaşmanın henüz tamamlanmadığı görülmektedir.


Notice: Use of undefined constant year - assumed 'year' in /home/spoizmir/domains/spoizmir.org/public_html/templates/ja_rasite/images/simple.jpg on line 1
texnikaiya.ru |
Notice: Use of undefined constant year - assumed 'year' in /home/spoizmir/domains/spoizmir.org/public_html/templates/ja_rasite/images/simple.jpg on line 1
grazil.ru |
Notice: Use of undefined constant year - assumed 'year' in /home/spoizmir/domains/spoizmir.org/public_html/templates/ja_rasite/images/simple.jpg on line 1
story4baby.ru |
Notice: Use of undefined constant year - assumed 'year' in /home/spoizmir/domains/spoizmir.org/public_html/templates/ja_rasite/images/simple.jpg on line 1
best-to-baby.ru |
Notice: Use of undefined constant year - assumed 'year' in /home/spoizmir/domains/spoizmir.org/public_html/templates/ja_rasite/images/simple.jpg on line 1
sfera4auto.ru